| | #1 (permalink) |
| | Altıncı Söz ![]() اِنَّ اللهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ NEFİS VE MALINI abd[/url] olmak ve asker olmak ne kadar kârlı bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciği dinle: Bir zaman bir padişah, ferman[/url] ile onlara diyordu: “Elinizde olan emanetimi bana satınız; ta sizin için mertebe[/url] kâr içinde kâr! “Eğer bana satmazsanız, zaten görüyorsunuz ki, hiç kimse elindekini hasâret! “Hem de bana satmak ise, bana asker olup benim yaver-i asker olursunuz.” Onlar şu maaliftihar satarım, hem bin teşekkür ederim.” Diğeri mülkümü satmam, keyfimi bozmam.” Biraz zaman sonra birinci adam öyle bir mülkü gitmiş, hem ceza ve azap çekiyor. İşte, ey Resul-i Kerîmdir. Ve o ticaret-i azîmeyi şu âyetle ilân ediyor: اِنَّ اللهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ Ve o dalgalı sadâ-yı Kur’ân işitiliyor. Der: “Evet, var. Hem beş suret[/url][/url]te, güzel ve rahat bir çaresi var.” Sual: Nedir? Elcevap: Emaneti sahib-i hakikî sine satmak. İşte o satışta beş derece kâr içinde kâr var. Birinci kâr: mûnis birer manzara olurlar. İkinci kâr: Cennet gibi bir fiyat veriliyor. Üçüncü kâr: Her mürşid-i Rabbânî derecesine çıkar. Meselâ göz bir mübarek bir arısı derecesine çıkar. Meselâ dildeki müfettiş-i şâkiri rütbesine çıkar. İşte, ey akıl, dikkat et! nâzırı nerede? Ve daha bunlar gibi başka aletleri ve nefs-i emmâre hesabına çalıştırmasıdır. Dördüncü kâr: İnsan zayıftır; belâları çok. Fakirdir; ihtiyacı pek teessüfler onu boğar. Ya sarhoş ya canavar eder. Beşinci kâr: Bütün o ittifak etmişler. İşte bu beş hasârete düşeceksin. Birinci elem[/url]lerini sana bırakıp boynuna yükletecekler. İkinci sarf edip nefsine zulmettin. Üçüncü hikmet-i İlâhiyeye iftira ve zulmettin. Dördüncü vâveylâ edeceksin. Beşinci suret[/url][/url]e çevirmektir. Şimdi satmaya bakacağız. Acaba o kadar ağır birşey midir ki, çokları satmaktan kaçıyorlar? Yok, ferâiz-i İlâhiye ise hafiftir, azdır. Allah’a istiğfar etmeli. “Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Emanetini emin kıl. Âmin” demeli ve Ona yalvarmalı. ![]() |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sitemizde Yenimisiniz ? | islami sohbetYardım Konuları |
|